Gecenin karanlığında bana güneşi yaşatandın sen... Gözlerimde tek bir damlayı görmemek için herşeyi yapandın... "Ağlarsan sana hakkımı helal etmem " demiştin ya bakma şuan gözlerimdeki yaşlara
TOZ KAÇTI YALANINA SIĞINIYORUM YOK CANIM AĞLAMIYORUM...
Gittim ya Sanma ki sevgim bittide bitti herşey... Gitmem Gerekiyordu gittim..
Nedenini sorma / sormayın...
Aslında bende bilmiyorum...
unuttum dedim ya soranlara seni , unutmadımya işte !!! Neyse Kabullenmiştim sensiz günleri Resimlerini sakladım ,sakladım da !! Anılarımızı sensizliğin acısın da yüreğimde oluşan ateşte yaktım...
sonra şişelere sarıldım Unutmamda yardımcı olcaklardı dost sandım Acımı hafifleticeklerdi güya olmadı hiçbir şey , hiçbir kimse yüreğimdeki yarama kabuk bağlatamadı
Şimdi ellerimde küçük beyaz tabletler ne kadar çok uyursam o kadar az hatırlıyorum..
Varlığında yazdı,bahardı...Yüreğimde kelebekler kuşlar kanatlanırdı Bütün güzellikler benimleydi Gökkuşağımdın,maviydin,yeşildin,pembeydin
Sen Bende Herşeydin..
BİTTİ..
Geriye dönüp baktım..Mevsim sonbahar,mevsim kış.. Renklerim kayıp mavilerim gitmiş yerini siyahlar,griler ele geçirmiş..
Her yer soğuk yüreğim gibi Baharlar nerde GERİ GELİCEK Mİ?
Uçurumun kenarındayım / kenarındasın Hep orda kal kimse sana dokunamasın gerekirse BEN bile... Kimseler seni soldurmasın..
Sahte gülümsemeler takınıyorum.Gözümün ucunda biriken gözyaşlarını engellemeye çalışıyorum. gücüm kalmadı her geçen günde tükeniyorum.. Kendi içimde kayboluyorum.. Zaman anlamını yitirdi.. Sadece nefes alarak günleri öldürüyorum..
Sessiz çığlıklar büyütüyorum yüreğimde, kelimelerim tükendi, Oysa ki ben sende sevmeyi sevmiştim, sende aşkı sende sevmeyi,,
Herşeyi be herşeyi..
Baktıkça yüreğimi aydınlatan bazen mavi bir bulut , bazen deniz ama her zaman yüreğimde umuttun..
Şimdi sen yoksun biz yokuz , hayaller yıkık, ben bitik,ruhum ölü,ben hasta
Kalbim Sensizliğin Yasında...!
Sensizlik denizinde her gün her gece boğuluyorum.. Hani elini uzatsan tutarsın belki biliyorum...
Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz Ama yorgun Ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
Yemin ettirdin o gün vazgeç, unut diyerek Cayamadım ki gülüm, sözümde duramadım Şişelere sarıldım bana umut diyerek Ayamadım ki gülüm, sözümde duramadım…
Kaybetmiştim kendimi, şaşırmıştım yönümü Mümkün olsaydı eğer unuturdum dünümü Gittiğin günden beri ne gece ne günümü Sayamadım ki gülüm, sözümde duramadım…
Artık gelmiyor diye sitem ettim rüyaya Seni sordum yıldız’a, seni anlattım ay’a Beni sensiz bırakan şu yalancı dünyaya Uyamadım ki gülüm, sözümde duramadım…
Dudağıma koymuştun vedanın busesini Hâlâ hissediyorum sıcacık nefesini Kaç kez aradım ama bir kez olsun sesini Duyamadım ki gülüm, sözümde duramadım…
Bende bıraktığın dert deli divane etti Hayaline sarılıp yatmak canıma yetti Seni soran dostlara beni terk edip gitti Diyemedim ki gülüm, sözümde duramadım…
Kanıma dokunuyor senin gönlünden çıkmak Kolay mı sanıyorsun bu yalnızlığı çekmek ? Boğazıma takıldı sensiz bir lokma ekmek Yiyemedim ki gülüm, sözümde duramadım…
Aşkım demesen bile benim gibi düşküne Kimseleri oturtma sakın gönül köşküne Canıma doydum ama bir tek senin aşkına Doyamadım ki gülüm, sözümde duramadım…
Teselli versin diye gittim başka birine Kokusu bile itti, kurban olsun terine Çok uğraştım kimseyi gönlümdeki yerine Koyamadım ki gülüm, sözümde duramadım…
Bu ayrılık yamandı, hesabı soracaktım Son noktayı koymaya yanına varacaktım Önce seni sonra da kendimi vuracaktım Kıyamadım ki gülüm, sözümde duramadım
Sana mucizeler vaadedemem ama, mucize aratmayacak kadar çok sevebilirim seni"
Bir sevda masalı bu... Yazmaya henüz başlamadım... İnsan yaşarken yazamıyor bazı şeyleri, aynı kelimelerin arasında gidip geliyor.... Ne zaman yazmaya kalksam hep aynı cümleler... Onun için, yazmaya başlamadım daha...Ama bu bir masal... Bu bir sevda...
Ben seni sevdiğimde, aklım hür bir çocuktu... Ne istersem yapabileceğimi, ol dersem olabileceğini, dünyanın ekseninde ömrümü geçireceğimi sanıyordum... Ben seni sevdiğimde en çok kendimi seviyordum...Şimdiyse, seni...
Sana dair ilk cümlem -korkuyorum senden- di... O anki gülüşün hala aklımda... Anlayamayan, hoşuna gitmiş, kafası karışmış bir gülüş... -masalları sever misin?- demiştin bana, sonra da küçük kızının masal kitabından bir masal okumaya başlamıştın... Ben de bu sevda masalını yaşamaya... Masalları severdim, evet... Ama bunu sana söyleyemedim. Korkuyordum senden... Şimdiyse, seni kaybetmekten...
Konuşamıyordum, anlatamıyordum, dinleyemiyordum, dizginleyemiyordum duygularımı, içimde deli bir nehir gibi çağlayan aşkı tutamıyordum...
Yapamadığım çok şey vardı... Ama sevdim seni...
Sana mucizeler vaadetmedim... Ama sen, mucizenin ta kendisiydin... Ben de seni mucize aratmayacak kadar sevdim...
"Sana Mucizeler Vaadedemem... Ama mucize aratmayacak kadar sevebilirim seni..."
Bir mucize arar gibiydin seni tanıdığımda... Gözlerin nereye baksa aynı soruları soruyordu bana... "Gerçekten aşk var mı?" "Gerçekten mavi sevebilir mi insan?" "Gerçekten bir MaSaL yazılabilir mi bir yaşamdan"...
Öyle çok kırılmıştın ki, korkuyordun... Bense hiç kırılmamıştım daha ve sana yenilmekten korkuyordum... Senin korkularının üzerine giderken kendi korkumun içine düştüm... Yenildim sana... Hayatım boyunca, yapmaktan korktuğum tek şeyi yaptım ve aşık oldum sana...
Ama hiç pişman olmadım sonrasında....
Gerçekten aşk vardı...Gerçekten mavi sevilebiliyordu...Gerçekten bir MaSaL yazılabiliyordu bir hayattan...
Ve ben sana, Mavi bir MaSaL yazdım...İnanıp inanmayacağını düşünmeden masallara... Masalımı maviyle donattım. Bunlar mucize değildi, hayır...Sana mucize vaadetmedim...Ama seni mucize aratmayacak kadar çok sevdim...
Korkularını silerken senin, esiri oldum mavinin
"Sana mucize vaadetmiyorum; ama mucize aratmayacak kadar seviyorum seni..."
Sana dair anlatılacak o kadar çok şey var ki aslında... Dedim ya, yaşarken anlatamıyor insan... Ne zaman yazmaya kalksam,içimden geçen cümleler hep aynı yerde takılıp kalıyor... "Seni çok sevdim ben".... Bundan bir adım öteye geçemedim yıllardır... Yıllardır ne zaman seni yazmak istesem, kelimelerim düğümlendi...
Artık senli zamanlarıma "yıllardır" diyebilmenin mutluluğu da eklendi senli mutluluklarıma... Seni tanıdığım için, seni sevdiğim için, benim olduğun için mutluydum zaten... Ve artık sana "Seni çok sevdim" derken, çok geniş bir zamanı anlatıyor geçmiş zamanım...
Ve şimdiki zamanım da çok büyük bir sevdayı...
Bir sevda masalı bu... Ama yazmaya henüz başlamadım... Yazıldığında göreceksin, ne çok sevildin...Yazıldığında göreceksin... "Ben seni çok sevdim"...
Sen git ama biraz umut kaLsin…uzakLas benden, kir dök her seyi, içimdeki seni, içindeki beni ama biraz umut birak… Bir araLik kapi birak, yasamam için tek nedenimken böyle terk etme beni…düsün… sensiz yasayabiLir miyim..? düsün, bensiz yasayabiLir misin..? düsün…yasariz diyorsan git, kapi orada ama diyorum ya kapiyi araLik birak…oLurda ne biLeyim geri dönmek istersen beni bu kapinin arkasinda buLabiLecegini biL…istersen geri dönebiLecegini biL… ama bu kapiyi kapatirsan benim yeniden açacak gücümün oLmadigini da anla… savasacak gücüm oLmadigini biL senin için biLe.. öyLe paramparçayken her sey gidiyorsun ki, öyLe büyük bir parçami yaninda götürüyorsun ki, toparLanmamin imkansiz oLdugunu biLerek, bundan önce yasanan her seyi siLip atip öyle ani gidiyorsun ki… kaL diyemiyorum, desem kaLacaksin beLki kimbiLir.. ama yapamiyorum… bu sayfaya yüzlerce ‘’KAL’’ yazmak istiyorum ama yapamiyorum… o yüzden git ama biraz umut kaLsin…git ama geri dön… git ama arkana bak bir kerecik.. beni nasiL parçaLadigini gör öyLe git…senin çektigin acinin bin katini sadece gitme fikrinLe bana çektirdigini anLa öyle git… eLvedasiz bir ayriLik oLsun hosça kaL bile deme… diyorum ya bari senden geriye bir umut kalsin bana… beni benden aL ve git… pisman oLma… sadece bir ihtimaL su kapiyi araLik birak… bu kadar agir sözLer söyLeme giderken… geri dönüsü oLmayan yoLLara sapmamiza neden oLma… Düsün… ve gideceksen öyLe git… git ama biraz umut kaLsin senden geriye… ve bu kapinin arkasinda bekLedigim her saat her gün ayak sesLeri oLacak kuLagimda artik ayirt edebiLdigim, bekLedigim sensin...
Suskun yüreğim benim... Kimse arkasına dönüp bakmazken, kimse senin neler yaşadığını anlayamazken... Ve tüm yaşananları senden başka kimsenin aynıyla yaşayacağından emin olamazken... Var mı içine kapanıp ağlamak?.. Susma yüreğim. Bak akıp gidiyor hayat. Yaşamak sevmekse sen yaşa yaşanabileceklerin en iyisini, özlemekse yaşamak sen en çok özleyen ol...
Yıllardır içinde sakladığın ve haykırmak için biriktirdiğin sevda sözlerinle gel... Ya da konuşma ...
Tek bir söz bile söyleme, suskunluğunla gel. Utangaçlığın, güçsüzlüğün, üzerini yalanlarla örttüğün hatalarınla gel...
Sana kendini anlatman için hiç fırsat vermeyen insanları bırak bir kenara... Onlar hep zamanını çaldı senin. Sen askını saklarken hoyrat ellerden, Onlar her seferinde bir çentik açıp yüreğine, büyüttüler yaranı ... kanattılar....
Sen paylaşmak adına içindeki mavilikleri sunarken onlara, yıldızsız gecelerin karanlığa çektiler seni. Kimliğini çaldılar. Uyuyamadığın bütün uykuları, üşüdüğün kış sabahlarını, iç sıkıntısıyla geçirdiğin bütün akşamları, Seni yatağından sıçratan kabuslarını topla öyle gel. Arzuladığın ama ertelediğin ne varsa hepsini alıp gel...
Ben koşulsuzca sevmeye hazırım seni.. Sorgulamadan, yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan, seni sevmeye hazırım Hayati seninle yeniden keşfetmeye, seninle yaşanacak sevdanın isimsiz neferi olmaya hazırım. Gel ve sarıl bana... Bu sahte hayatların ortasında inandığım tek gerçek sen ol. Suç ortağım ol, aşık olmak sucunu birlikte isleyelim. Bekleyişle tüketme beni. Gel ve sarıl, son bulsun kalabalığın ortasında asırlardır süren korkunç yalnızlığım Vazgeçilmezim olmak için gel. Seni kaybetmekten öyle korkayım ki, düşüncesi bile titretsin yüreğimi. Sen olmadan yaşanmayacağını bileyim, sen olmadan geçecek bir gün bile yaralasın, acıtsın kalbimi. Bekleme artik gel. Başkalarının asla göremediği, bir tek benimle konuşan içindeki o deli çocuğu ortaya çıkartmak için gel. Korunmaya muhtaç bir çocuk o biliyorum. Korkma, kimsenin onu incitmesine izin vermem ... Güven bana... Birine güvenmenin insanda yaratacağı müthiş huzuru duyarak gel. Gel ve ağla. Bunca yıl çektiğin acılardan bir çırpıda sıyrılmak için sarıl boynuma ve ağla. Gözyaşlarınla birlikte akıp gitsin hepsi. Seninle ağlarım ben de. Ben de sıyrılrım yüreğimi sömüren kimliksiz sevdalardan. Bir tek sana kalırım kendim olarak. Bir tek sana hiçbir şey beklemeden sunabilirim benliğimi. Sadece bana gel yar... Yıllardır aşık girmemiş karanlık odalarımı aydınlatmak için sadece bana gel. Ben Sevmeye Hazırım Seni... Sonsuza Dek....